Yazmak..
Ne istediğini bilmeden ,ne anlatacağını düşünmeden yazmak.İyiyi kötüyü ,çirkini güzeli, içini dışını, eskiyi yeniyi yazmak ama illa ki yazmak.Anlatmak değil kimseye, en yakın dostun olsa bile.Harfler belirdikçe sayfa da mutlu olmak, içinden birer birer söküp atmak dertleri, sıkıntıları.Bazen inanmak bir şeyleri değiştireceğine, bazen inancını kaybetmek akıp giden hayat denilen anlamsız dengesizliğe.Bazen kimse okumasın diye yazmak sırf senin okuman bile ayıp diye, bazen yazmak herkes ama herkes okusun diye.Bilsinler düşünceleri diye, bilsinler ki ders çıkarsın insan birbirinin yaşadıklarından.Ama o zaman da tadı çıkar mı hayatın acaba sadece başkası söyledi diye bir şeyi yapmak ya da yapmamak. Ne bilir ki çocuk sobayı elleyince tadacağı acıyı, sadece annesini dinleyerek.İnsan kendi deneyimlemeli hem ders çıkarmak için hem de zaten göz açıp kapayıncaya kadar geçen hayattan az da olsa zevk alabilmek için.Yani hepsi için yazmak.Yazmak umarsızca, ileriye yönelik geçmişi yazmak, ileriyi yazmak geçmişle yüzleşmek için. İster ego tatmin etmek, ister egoyu eleştirmek, ister bilgi ister belge ama yazmak yine de.
Yazmak uçan sözü tutmak için kafeste, dökmek için sevgiye olan özlemi, boşaltmak için sevgiye duyduğun nefreti.İnsan olduğunu anlamak için yazmak, başkasına insanlığı hatırlatmak için yazmak. Yazısız kuralları da anlatmak insanlara ismine inat. Yazmak utanmışlığı, adanmışlığı, yazmak vazgeçmişliği, yeniye olan heyecanı.
Uzaklaşmak olduğun yerden değiştirmesen bile bazen masayı.Yazarak uzaklaşmak, uzaklaşarak yazmak. Unutmak yaşadığın sıkıntıyı bir olmak yazındakilerle, ayrı kalmak yazıyı hak etmeyenlerle.Ama yazmak mutlu olmak için, sevmek için,yanlış yoldan sapmak nereye gittiğini bilmek için.Ama en önemlisi yazmak kendin için sadece senin için...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder